Türk Gastroenteroloji Derneği’nden yeni kampanya: “Farkında Ol, Geç Kalma!”

Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD)’nin Toplumsal Farkındalık Projeleri kapsamında “Farkında Ol, Geç Kalma!” sloganı ile yapılan Sindirim Sistemi Hastalıkları Halk Bilgilendirme Toplantılarına Kocaeli ve Bursa’da devam edildi.

Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından 2017 yılından beri farklı illerde düzenlenen “Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı”nda, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yapılan Halk Bilgilendirme Toplantıları ile sindirim sistemi hastalıklarının toplumdaki farkındalık seviyesini yükseltilmesi ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesi hedefleniyor.

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, dernek olarak misyonlarının halkın sağlıklı bir sindirim sistemi için neler yapılması gerektiği ayrıca sindirim sistemi hastalıklarında tanı ve tedavi konusunda yol göstermek ve bu konularda en yetkili bilim insanlarının bilgilerini paylaşmalarını sağlamak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Halk sağlığı açısından bakıldığında hastalıklarla mücadelenin öneminde öne çıkan faktörler, hastalığın sıklığı ve yaşamsal tehlikesi yaratıp yaratmadığıdır. Hastaları doğru bilgilendirmek ve aynı hastalığa yakalananların iletişim kurmasını sağlamak da görevlerimiz arasındadır. Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı ile farklı illerde ve farklı konu başlıklarında yapılan toplantılarla; Halkımızı sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı bir toplum için bilgilendirilmeye çalışıyoruz. Modern tanı ve tedavi yöntemleri arasında önemli bir yer tutan endoskopik girişimler; yemek borusu, mide ve oniki parmak bağırsağının rahatsızlıklarında, nedenin ortaya çıkarılması amacıyla yapılan oldukça etkin ve güvenilir yöntemlerdir. Bu işlem, hekimin doğru teşhis koymasını ve sağlık sorununun tedavisinin planlanmasını sağlamaktadır. Endoskopinin başarısı ve hastanın endoskopiden rahatsızlık duymaması, kimin yaptığına, nerede yapıldığına, nasıl yapıldığına ve deneyimli bir yardımcı ekibinin olup olmamasına göre değişir. Endoskopiyi bu konuda eğitim görmüş olanlar yapmalıdır. Gastroenteroloji uzmanları 3 yıl boyunca endoskopi eğitimi görürler ve bu alanda en iyi eğitilmiş hekimlerdir.”

“UZMAN SAYIMIZ AZ, GERÇEKÇİ PLANLAMALAR YAPILMASI ŞART”

Türk Gastroenteroloji Derneği’nin toplam 903 üyesi bulunduğunu belirten Bor, “Bu kadar az sayıda gastroenteroloji uzmanının ülke nüfusumuzun gastroenterolojik sorunlarını ve endoskopi ihtiyaçlarını karşılayamayacağı açıktır. Bu nedenle daha gerçekçi planlamalar yapılması gerekmektedir. Bu planlamalar yapılırken ihtiyacı olan her hastanın bu işlemlere erişim hakkı ile yapılan işlem kalitesi arasında bir denge olması da şarttır.” değerlendirmesinde bulundu.

KOCAELİ’DE HALKIN İLGİSİ BÜYÜKTÜ

Sindirim sistemi hastaları, hasta yakınları, Halk ve bu hastalıkları takip-tedavi eden hekimlerin katıldığı Halk Toplantılarının 2019 yılındaki ilk buluşması Kocaeli’de oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi’nin katkılarıyladüzenlenen Halk Toplantısı, 200’den fazla katılımcıyla 19 Şubat Salı günü Dr. Şefik Postalcıoğlu Konferans Salonu’nda yapıldı.

Konferans programında TGD Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, “Gastroenterolog Kimdir?; TGD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Dilek Oğuz, “Kabızlık, Şişkinlik, Hassas Bağırsak sendromları ne demektir, ne yapmalıyım?”; Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altay Çelebi, “Reflü ve Mide Ağrısına karşı öneriler, tedavi yolları” ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Göktuğ Şirin, “Kalın Bağırsak Polipleri ve Kanseri”ne dair bilinmesi gerekenleri ve önemli sağlık önerilerini katılımcılarla paylaştı.

“KABIZLIK NEDENLERİ KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİYOR”

Prof. Dr. Dilek Oğuz konuşmasında, kabızlığın değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan yaygın bir şikayet olduğunu belirterek, “Kabızlık bir hastalık değil, kişiden kişiye değişen ve farklı şekillerde yorumlanan subjektif bir semptomdur. Hastalıklara, ilaçlara ve çeşitli faktörlere bağlı nedenleri (sekonder) bilmek ve bunu ayırt etmek önemlidir. Kabızlık, genellikle hastanın bağırsak fonksiyonlarında anormallik hissetmesidir. Dışkı sayısında azalma ile birlikte hastalar alt karın bölgesinde rahatsızlık, gerginlik ve şişkinlik tarif ederler. Genel olarak haftada iki veya daha az sayıda dışkılama alışkanlığı konstipasyon olarak tarif edilmekle birlikte, sayı tek başına yeterli bir kriter değildir. Hastaların nerdeyse yüzde altmışı günlük barsak hareketleri normal olmasına rağmen kendilerini kabız olarak sayarlar. Bu hastalar genellikle dışkılamada zorlanma ve tam dışkılayamama hissederler. Dışkılama ile ilgili çeşitli sorunlardan korunmanın en iyi yolu düzenli dışkılama alışkanlığı kazanmaktır. Her gün düzenli bir saatte tuvalete gitmeye çalışın. Her gün özellikle sabahları kahvaltıdan sonra bağırsaklarınız için biraz zaman ayırmak önemlidir. Tuvalette 10 dakika durmaya çalışın, 15 dakikayı geçmeyin. Acele etmemeniz gereken zamanları tercih edin.

Kendinizi rahat hissedeceğiniz bir tuvalet bulmaya çalışın.” dedi.

“ÜLKEMİZDE HER 5 KİŞİDEN 1’İ REFLÜ HASTASI”

Konuşmacılardan Prof. Dr. Altay Çelebi ise, reflü hastalığı ile ilgili yaptığı sunumunda, “Reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna doğru kaçması sonucu şikayetler olması ya da yemek borusunun alt ucunda buna bağlı zedelenme olmasıdır. Hastaların tipik şikayetleri, göğüs kemiğinin arkasında yanma ve ağza acı, ekşi su gelmesidir. Ayrıca göğüs ağrısı, boğazda yanma, boğazda gıcık hissi, ses kısıklığı, kuru öksürük, sık boğaz temizleme ihtiyacı ve astım gibi diğer şikayetler de görülmektedir. Türkiye’de her beş kişiden birinde reflü vardır.” dedi.

Reflü hastalığının tedavisi ile ilgili de bilgi veren Çelebi, “Öncelikle tedavi için yapılması gerekenler vardır. Bunlar, obez ise kilo vermek, tok mide ile yatmamak, geceleri reflü şikayetleri olanlarda başucunu yükseltmek, sigara ve alkolü bırakmak olarak sayılabilir. Tuz ve tuzlanmış gıdalar, çikolata ve yağlı yiyecekler, gazlı içecekler reflü şikayetlerini artıran gıdalardır. Reflünün ilaç tedavisinde, Alginatlar, tok ve gece yatarken alınmalıdır. Proton Pompa İnhibitörleri ise sabah kahvaltıdan yarım saat önce alınması önerilir.“ diye konuştu.

BURSA HALKI ÇÖLYAK VE DİĞER HASTALIKLARLA İLGİLİ BİLGİLENDİRİLDİ

Sindirim sistemi hastaları, hasta yakınları, halk ve bu hastalıkları takip-tedavi eden hekimlerin katıldığı Halk Toplantılarının bir sonraki durağı Bursa oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyladüzenlenen Halk Toplantısı, 20 Şubat Çarşamba günü İncirli Kültür Sanat Merkezi’nde yapıldı.

Konferans programında;Prof. Dr. Serhat Bor, “Gastroenterolog Kimdir?; Prof. Dr. Macit Gülten, “Kabızlık, Şişkinlik, Hassas Bağırsak sendromları ne demektir, ne yapmalıyım?”; Prof. Dr. Murat Kıyıcı, “Reflü ve Mide Ağrısına öneriler, tedavi yolları” ve Prof. Dr. Hale Akpınar, “Çölyak hastalarının beslenme düzenine dair bilinmesi gerekenler ve Çölyak nedir?” konu başlıklarında, hastalıklarla ilgili bilinmesi gerekenleri ve önemli sağlık önerilerini katılımcılarla paylaştı.

“ÇÖLYAK, ÖLÜME KADAR GİDEBİLEN ANCAK SADECE DİYETLE ÇÖZÜLEN TEK SORUN”

Çölyak hastalığının diyetle çözülebilen tek sorun olduğunu belirten TGD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hale Akpınar, her 100 kişiden birinde Çölyak hastalığına rastlandığını belirterek, Türkiye’de tanısı konulmuş kayıtlı hasta sayısının 60 binin üzerinde olduğunu ve tanı alan hasta sayısından çok daha fazla tanı konulmamış hasta bulunduğunu söyledi. Çölyak’ın tüm dünyada en yaygın genetik hastalık olduğunu aktaran Akpınar, Çölyak hastalığının belirtileri arasında ishal, aşırı gaz, kabızlık, sürekli, izah edilemeyen yakınmalar, bulantı ve kusma, tekrarlayan karın ağrısı olduğunu söyledi.

Halk Toplantılarının son bölümlerinde, katılımcılardan gelen sorulara yanıtlar verildi. İzleyenlerin ilgiyle takip ettiği toplantıda ayrıca, sindirim sistemi hastalıklarıyla ilgili bilgiler yer alan broşürler dağıtıldı ve anket çalışması yapıldı.

Halk toplantılarının gerçekleştiği iller başta olmak üzere, hastalıklarla ilgili daha bilinçli bir toplum oluşturulmasına katkı sunulmasının planlandığı proje ile Kolon Kanseri, Reflü, İrritabl Bağırsak Sendromu, Ülser, Dispepsi, Ülseratif Kolit, Hepatit, Siroz, Pankreas Kanseri ve diğer Sindirim Sistemi Hastalıkları konusunda toplumda farkındalık oluşturulması, potansiyel ve mevcut hastaların hastalıklar konusunda yeterli bilgi seviyesine ulaşmasının sağlanması, hastalıklarda erken teşhisin öneminin vurgulanması, hasta yakınlarının da hastalık süreçlerine dair bilgilendirilmesi ve daha bilinçli olmalarının sağlanması hedefleniyor.

Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı ile bu yıl içerisinde İstanbul-Bakırköy, Samsun, Ankara, Mersin ve Diyarbakır illerinde farklı konu başlıklarında yapılacak toplantılarla, toplumun sağlıklı bir yaşam ve gelecek için bilgilendirilmeye çalışılacağı belirtildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here